KVKK Otomat

KVKK İngilizcesi nedir? Kanun adı ve doğru çeviriler

7 Ekim 2026 · 17 dk okuma · Muhammet Çay

Kısa cevap: KVKK, İngilizce metinlerde genellikle Türkiye’nin kişisel verilerin korunmasına ilişkin kanununu anlatır; kısaltmayı her yerde başka bir kısaltmayla değiştirmek gerekmez. Kanunun adı ve terimler bağlama göre açık biçimde çevrilmelidir. Özellikle veri sorumlusu, açık rıza ve aydınlatma metni ifadelerinin GDPR terimleriyle otomatik olarak eş anlamlı sayılmaması önemlidir.

Yabancı müşteriye sunulan belgelerde KVKK’nın adı ve temel kavramları İngilizceye tutarlı biçimde aktarılmalıdır. Doğru çeviri, Türk hukukundaki kavramı anlaşılır kılarken onu başka bir düzenlemenin kavramıyla özdeşleştirmemelidir.

Not: Genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir.

KVKK İngilizcede nasıl yazılır?

KVKK, Türkçedeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” adının kısaltması olarak kullanılır. İngilizce metinde ilk geçtiği yerde kanunun İngilizce adıyla birlikte “KVKK” kısaltmasını açıklamak, sonraki kullanımları da tutarlı hâle getirir. Örneğin metin, kanunun Türkiye’ye ait olduğunu belirten açık bir ifadeyle başlayabilir; ardından kısaltmanın aynı kanunu ifade ettiği açıklanabilir. Böylece yabancı okuyucu kısaltmanın bir kurum adı mı, kanun adı mı olduğunu bağlamdan anlar. Metnin geri kalanında tercih edilen kullanımın sürdürülmesi, okurun her bölümde yeni bir terimle karşılaşmasını önler.

Kısaltmayı İngilizceye çevirmek gerektiğinde herkesçe benimsenmiş tek bir İngilizce kısaltma varmış gibi davranmamak gerekir. “PDP Law” gibi kişisel verilerin korunmasını anlatan kısaltmalar görülebilir; ancak bu, KVKK’nın resmî İngilizce kısaltması olduğu anlamına gelmez. Bir işletme kendi belgesinde yeni bir kısaltma kullanacaksa ilk kullanımda bunun neyi ifade ettiğini açıklamalı, başlıklar ve ekler dâhil aynı belge boyunca aynı biçimde sürdürmelidir. Emin olunamıyorsa KVKK’yı koruyup yanında İngilizce açıklamasını vermek daha anlaşılır olabilir.

Somut bir örnek olarak, Türkiye’de faaliyet gösteren bir hizmet işletmesinin yabancı müşterisine sözleşme eki göndermesini düşünelim. Metnin başında yalnızca “KVKK applies” yazılması, müşteriye bunun kanun mu, Kurum mu yoksa işletmenin iç kuralı mı olduğunu açıklamayabilir. İlk kullanımda açık adın verilmesi, sonraki bölümlerde kısa kullanımın anlaşılmasını kolaylaştırır. Sık yapılan hata, aynı belgede bir yerde KVKK, başka yerde “PDP Law” kullanıp bunların aynı kavramı anlattığını belirtmemektir. Pratik adım olarak belgeye küçük bir terim listesi ekleyin ve metni yayımlamadan önce başlık, ek ve form alanlarını bu listeyle karşılaştırın.

KVKK kısaltması günlük kullanımda hem kanun hem de Kişisel Verileri Koruma Kurumu için kullanılabildiğinden, İngilizce belgede hangi anlamın kastedildiği özellikle netleştirilmelidir. Kanundan söz ederken kanunun açık adı veya önceden tanımlanmış kısa kullanımı; Kurumdan söz ederken kurumun adı tercih edilebilir. Çevirinin amacı yalnızca Türkçe bir kelimenin İngilizce karşılığını bulmak değildir. Yabancı müşteri, metnin hangi ülkenin kurallarına dayandığını, metni kimin hazırladığını ve kendisinden ne beklendiğini de anlamalıdır. Başlangıç noktası olarak sihirbazdaki araç ve şablonları inceleyebilirsiniz, ardından metnin işletmenizin süreçleriyle uyumunu ayrıca kontrol edebilirsiniz.

Kanunun resmî İngilizce adı nedir?

Kanunun İngilizce adı için kullanılan karşılık “Law on the Protection of Personal Data” biçimindedir. İngilizce belgede adın ilk kullanımında kanunun Türkiye’ye ait olduğunun ve 6698 sayılı Kanun’un kastedildiğinin belirtilmesi, metnin hangi mevzuatı anlattığını açıklığa kavuşturabilir. Kanun numarasını her belgede kullanmak gerekmeyebilir; ancak resmî veya kurumsal bir metinde bu bilgi, benzer ad taşıyan başka düzenlemelerle karışma ihtimalini azaltabilir. İngilizce başlık, Türkçe kanun adının yerine geçen yeni bir düzenleme adı değil, aynı kanunu tanıtan çeviri olarak görülmelidir.

Kurumun İngilizce kaynaklarında kanun ve Kurum için kullanılan adlandırmaları incelemek, çeviri tercihini tutarlı kılmaya yardımcı olur. Resmî adlandırmayı teyit ederken kaynağın güncel olup olmadığına ve kanun başlığı mı yoksa Kurum adı mı verdiğine dikkat edin. Resmî çeviriyle bir işletmenin sözleşmesindeki kısa kullanım aynı biçimde görünmeyebilir. Böyle durumlarda ilk geçtiği yerde açık adın kullanılması, devamında ise tanımlanmış kısa biçimin tercih edilmesi okuma kolaylığı sağlar. Kaynakların bağlantıları yazının sonunda yer alır.

Örneğin yurt dışındaki müşterilere hizmet veren küçük bir yazılım işletmesi, internet sitesindeki İngilizce metinde yalnızca “data protection law” ifadesini kullanabilir. Bu ifade tek başına hangi ülkenin kanunundan söz edildiğini açıklamaz. Sık yapılan hata, İngilizce başlık doğal göründüğü için ülke bağlamını gereksiz saymaktır. Pratik olarak kanun adının ilk geçtiği yerde Türkiye’ye ait olduğu açıkça belirtilmeli; aynı adın sözleşme, internet sitesi ve e-posta eklerinde nasıl kullanılacağı bir terim listesine yazılmalıdır. Böylece bir belgede açık ad, diğerinde belirsiz bir genel ifade kullanılması önlenebilir.

Metinde kanunun kapsamına veya uygulanmasına dair ek açıklama eklemek gerekiyorsa, çevirmenin metne yeni hukuki sonuçlar yüklemediğinden emin olun. Bir kanun adını doğru çevirmek, belgenin geri kalanının hukuka uygun olduğunu tek başına göstermez. Açıklanan konu ilgili kanun maddesiyle eşleştirilecekse, m.3 tanımları, m.4 genel ilkeleri, m.5 kişisel verilerin işlenme şartlarını ve m.6 özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartlarını düzenler. Bu madde numaraları İngilizce belgeye ancak konu gerçekten ilgiliyse eklenmelidir. Ekip, kanun adını sabitledikten sonra kurum adını, belge başlığını ve kısaltmaları da aynı terim listesinde tutabilir. Tercih konusunda tereddüt varsa Kurumun İngilizce kaynaklarına bakın ve avukatınıza veya hukukçunuza danışın.

Veri sorumlusu nasıl çevrilir?

“Veri sorumlusu” için İngilizce metinlerde sık kullanılan karşılıklardan biri “data controller”dır. Bu terim, kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve araçlarını belirleyen tarafı anlatmak için kullanılır. Ancak sözleşmede “controller” yazmak, sözleşmenin taraflarından birinin kendiliğinden veri sorumlusu olduğu anlamına gelmez. Önce işletmenin ilgili veri işleme faaliyetindeki rolü belirlenmeli, sonra İngilizce karşılık seçilmelidir. Rol yalnızca şirketin kendisine verdiği unvana göre değil, verilerin hangi amaçla ve kim tarafından işlendiğine göre değerlendirilmelidir.

Bir işletme bazı faaliyetlerde veri sorumlusu, başka bir hizmet ilişkisinde ise farklı bir rolde olabilir. Örneğin müşteri siparişleri için hangi verilerin hangi amaçla kullanılacağına işletme karar verirken, başka bir hizmette farklı bir tarafın talimatları çerçevesinde işlem yapabilir. Tek bir İngilizce sözleşme şablonunda her durumda aynı rolü kabul etmek, tarafların sorumluluklarını yanlış anlatabilir. Yabancı müşteriye sunulan metinde rolün hangi faaliyet için tanımlandığı açık olmalıdır. Bu ayrım, özellikle aynı işletmenin müşteri yönetimi, destek hizmeti ve dış hizmet sağlayıcılarla çalışma süreçleri farklıysa önem kazanır.

m.3, Kanun’daki tanımları kapsar; “veri sorumlusu” teriminin İngilizce karşılığını seçerken bu kavramsal dayanak göz önünde bulundurulmalıdır. Ancak m.3’ün anılması, işletmenin rolünü otomatik olarak belirlemez. İşletmenin hangi verileri hangi amaçla işlediği, kararları kimin aldığı ve taraflar arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğu ayrıca incelenmelidir. Çeviri bu incelemenin yerine geçmez. Sık yapılan hatalardan biri, “data owner” ifadesini “veri sorumlusu”nun doğrudan karşılığı gibi kullanmaktır. “Owner” sahiplik çağrışımı taşır ve kişisel veriler üzerindeki hukuki rolü doğru anlatmayabilir. “Processor” kelimesi de veri sorumlusuyla karıştırılmamalıdır.

Somut bir örnekte, çevrim içi satış yapan işletme sipariş ve teslimat süreçlerini kendisi belirliyorsa, bu faaliyet için kullandığı rolü sözleşmede açıkça ele almalıdır. Fakat aynı işletme, başka bir şirketin hizmetinde yalnızca verilen talimatlarla işlem yapıyorsa aynı tanımı her ilişkiye kopyalamamalıdır. Pratik adım olarak her işleme faaliyeti için tarafları, amaçları ve kararları kimin verdiğini yazılı biçimde çıkarın; ardından Türkçe ve İngilizce metindeki rol ifadelerini karşılaştırın. Terim listesinde seçilen karşılığın tanımını ve kullanıldığı bağlamı da kaydedin. Rol konusunda hukuki değerlendirme gerekiyorsa avukatınıza veya hukukçunuza danışın; çeviri aracı bu tespiti kendiliğinden yapmış sayılmaz.

Açık rıza nasıl çevrilir?

“Açık rıza” için kullanılan yaygın İngilizce karşılık “explicit consent”tir. Bu ifade Türkçe kavramı İngilizce okuyucuya aktarmaya yardımcı olur; ancak başka bir düzenlemede yer alan “consent” terimiyle her durumda birebir aynı hukuki şartları taşıdığı varsayılmamalıdır. İngilizce belgede sözcük seçiminin yanı sıra rızanın hangi işleme faaliyetiyle ilgili olduğu, hangi verileri kapsadığı ve kişinin neye onay verdiği anlaşılır olmalıdır. Sadece başlıkta doğru terimin kullanılması, metnin içeriğindeki belirsizliği gidermez.

Örneğin bir işletme müşterisine hizmet sunarken ayrıca pazarlama iletişimiyle ilgili bir tercih sorabilir. Bu iki faaliyetin tek bir açıklama ve tek bir onay ifadesinde birleştirilmesi, müşterinin neye rıza verdiğini anlamasını zorlaştırabilir. İngilizce çeviri, Türkçe metindeki seçimleri daha geniş veya daha dar göstermemelidir. Bir dilde ayrı sunulan tercihlerin diğer dilde tek bir kutuda toplanması ya da kapsamın çeviri sırasında genişletilmesi, iki metin arasında anlam farkı yaratabilir. İşletmenin formu, e-posta akışı ve internet sayfası da aynı tercihi tutarlı biçimde anlatmalıdır.

Açık rızanın hangi işleme şartı kapsamında değerlendirildiğini anlatırken m.5 kişisel verilerin işlenme şartlarını, m.6 ise özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartlarını düzenler. Bu maddelerin konusu farklıdır; terim çevirisi yapılırken bu ayrım korunmalıdır. Her kişisel veri işleme faaliyetinin açık rızaya dayandığını yazmak da doğru bir çeviri yaklaşımı değildir. Metnin dayandığı işleme şartı, faaliyetin niteliğine göre değerlendirilmelidir. Çevirmen, Türkçe metindeki hukuki dayanağı değiştirecek biçimde yeni bir açıklama eklememelidir.

Sık yapılan hata, genel bir rıza metnini farklı amaçlar için kullanılan bütün formlara eklemektir. Örneğin bir müşteri formunda hizmetin sunulmasıyla ilgili açıklama ve pazarlama tercihi aynı kutuda yer alabilir; İngilizce çeviri de bu ayrımı daha görünmez hâle getirebilir. Pratik adım olarak her onay alanının yanında hangi amaç için kullanıldığını yazın ve Türkçe ile İngilizce sürümleri satır satır karşılaştırın. Rıza talebinin kapsamı, tercih değiştirme süreci ve onayın hangi aşamada gösterildiği iki dilde tutarlı olmalıdır. İşleme şartı veya rızanın gerekliliği hakkında karar verilmesi gerekiyorsa bu, salt çeviri işi değildir; avukatınıza veya hukukçunuza danışın.

Aydınlatma metni nasıl çevrilir?

“Aydınlatma metni” için tek bir İngilizce ifade her belge türünde kendiliğinden doğru kabul edilmemelidir. Sık karşılaşılan karşılıklardan biri “privacy notice”tır. Metnin başlığında bu ifade kullanılabilir; daha açıklayıcı bir başlık tercih ediliyorsa, belgenin kişisel verilerin işlenmesi hakkında bilgilendirme sunduğu açıkça belirtilmelidir. Belirleyici olan, başlığın kulağa doğal gelmesinden çok belgenin amacını ve içeriğini doğru yansıtmasıdır. Başlık, metnin içinde anlatılan süreçle uyumlu olmalıdır.

Aydınlatma metni, onay formuyla aynı işlevi görmez. Bir metnin başlığında “consent” kelimesinin geçmesi, bilgilendirme ile izin isteme işlevlerini birbirine karıştırabilir. Müşteriye verileri hangi tarafın işlediği, işleme amaçlarının ne olduğu ve ilgili açıklamaların nerede bulunduğu anlaşılır biçimde aktarılmalıdır. m.10, veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü düzenler. İngilizce metin hazırlanırken bu yükümlülüğün konusu korunmalı; çeviri sırasında açıklamalar atlanmamalı veya belge başka bir tür metne dönüştürülmemelidir.

Somut bir örnek olarak, yurt dışındaki müşterisine internet sitesi üzerinden hizmet sunan bir işletmeyi düşünelim. İşletme, sitedeki Türkçe metni doğrudan İngilizceye çevirip yayımlayabilir; ancak çeviri öncesinde metnin güncel veri işleme faaliyetlerini anlattığını kontrol etmesi gerekir. Sitede artık kullanılmayan bir iletişim kanalı veya sona ermiş bir hizmet hakkında eski ifade varsa, yalnızca çeviri yapmak bu sorunu çözmez. Sık yapılan hata, Türkçe metni gözden geçirmeden çevirmek ve eski bilgiyi iki dilde de yayımlamaktır. Pratik adım olarak önce kaynak metindeki faaliyetleri ve iletişim bilgilerini doğrulayın, sonra iki sürümün aynı uygulamayı anlatıp anlatmadığını kontrol edin.

Bir başka hata, “privacy policy” başlığını her türlü aydınlatma metni için kullanmaktır. Bu ifade farklı bağlamlarda daha geniş bir gizlilik yaklaşımını anlatabilir; dolayısıyla belgenin içeriğini tek başına tanımlamayabilir. Başlık seçimi, metnin genel internet sitesi politikası mı, belirli bir formda sunulan bilgilendirme mi, yoksa başka bir belge mi olduğuna göre yapılmalıdır. m.11 ilgili kişinin haklarını düzenler; metinde bu haklara da yer veriliyorsa, açıklamanın işletmenin gerçek başvuru süreciyle uyumu kontrol edilmelidir. Terimlerin tercüme edilmesi, işletmede bulunmayan bir yöntem varmış gibi gösterilmemelidir. İçeriği, biçimi ve yayımlandığı yeri birlikte değerlendirin; hukuki uygunluk konusunda avukatınıza veya hukukçunuza danışın.

GDPR ile terimler nerede ayrılır?

KVKK ve GDPR terimleri arasında benzerlik bulunması, iki düzenlemenin aynı olduğu veya bir terimin diğerinin eksiksiz karşılığı olduğu anlamına gelmez. İngilizce belge hazırlayan ekipler benzer görünen kelimeleri kullanırken önce metnin hangi kanunu anlattığını belirtmeli, sonra kavramı ilgili bağlam içinde çevirmelidir. “Controller”, “consent” veya “data subject” gibi ifadelerin yabancı okuyucuya tanıdık gelmesi, Türk hukukundaki kapsam ve koşulların aynı olduğu sonucunu doğurmaz. Çeviri, karşılaştırmalı hukuki değerlendirme değildir.

Örneğin veri sorumlusu için “data controller” kullanılması yaygın olabilir. Bununla birlikte, bir sözleşmedeki tarafların rolünü belirlemek yalnızca İngilizce kelimeyi seçerek tamamlanmaz. Açık rıza için “explicit consent” tercih edilse bile, rızanın hangi işleme faaliyeti için alındığı ve Türkçe metinde hangi açıklamanın yapıldığı ayrıca kontrol edilmelidir. Benzer terimleri otomatik biçimde birbirine eşitlemek, metnin iki dilde farklı beklentiler yaratmasına neden olabilir. İşletmenin tek bir belgeyi farklı müşterilere göndermesi de her müşterinin hukuki durumunun aynı olduğu anlamına gelmez.

Bir başka fark belge adlarında ortaya çıkar. “Privacy notice” çoğu durumda aydınlatma metni için anlaşılır bir seçenek olabilir; ancak yabancı müşterinin GDPR kapsamında alışık olduğu belgeyle aynı hukuki içeriği taşıdığını garanti etmez. İşletme müşteriye başka bir düzenlemeye uyum sağladığını söylemiyorsa, İngilizce metinde böyle bir izlenim yaratacak başlık ve açıklamalardan kaçınmalıdır. Belgenin hangi ülkenin kanununa dayandığını belirten açık ifade, okurun bağlamı anlamasını kolaylaştırır. Sık yapılan hata, tanıdık İngilizce terimin müşteriye güven vereceği düşüncesiyle metne gereğinden fazla anlam yüklemektir.

Aşağıdaki karşılaştırma, terimleri genel dil kullanımı bakımından ele alır; hukuki kapsamı tek başına belirlemez.

Türkçe KVKK terimi Sık kullanılan İngilizce karşılık Kullanım amacı Kontrol edilmesi gereken nokta
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Law on the Protection of Personal Data Kanunun adını belirtmek Türkiye’ye ait kanun olduğu açık olmalı
Veri sorumlusu Data controller Verilerin işlenme amaç ve araçlarını belirleyen tarafı anlatmak Tarafın rolü faaliyet bazında doğrulanmalı
Açık rıza Explicit consent Açık rıza kavramını aktarmak İstenen tercih ve işleme faaliyeti açıklanmalı
Aydınlatma metni Privacy notice Veri işleme hakkında bilgilendirme sunmak Belgenin içeriği ve başlığı eşleşmeli
İlgili kişi Data subject veya data subject concerned Verisi işlenen kişiyi anlatmak Kullanımın cümle içindeki anlamı kontrol edilmeli

Tablodaki karşılıklar çeviri çalışmasına başlangıç sağlar; otomatik eşleştirme kuralı değildir. Özellikle GDPR’a göre hazırlanmış bir metin, Türkçe KVKK metninin yerine geçirilmemeli ve iki metnin aynı hukuki sonucu verdiği varsayılmamalıdır. Pratik adım olarak terim listesinde her karşılığın hangi belgede, hangi anlamda kullanıldığını belirtin; farklı belge türlerinde aynı kelimenin farklı işlevler üstlenip üstlenmediğini kontrol edin. İşletmenizin hangi düzenlemelere tabi olduğu veya metinlerin hangi yükümlülükleri karşılaması gerektiği ayrı bir hukuki değerlendirme konusudur. Terim benzerliğini uygunluk kanıtı saymayın; bu değerlendirme için avukatınıza veya hukukçunuza danışın.

İngilizce belge hazırlanırken ne kontrol edilir?

İngilizce belgeyi yayımlamadan önce ilk olarak belgenin hangi işi gördüğünü belirleyin. Metin aydınlatma mı yapıyor, sözleşmedeki tarafların rollerini mi açıklıyor, yoksa belirli bir tercih mi istiyor? Başlığın, paragraf içeriğinin ve kullanıcıdan beklenen davranışın aynı amaca işaret etmesi gerekir. “KVKK” kısaltmasının kanunu mu, Kurumu mu anlattığını da ilk kullanımda açıklayın. Belgenin doğru çevrilmesi için kaynak metnin kendisinin de işletmenin mevcut uygulamalarını doğru yansıtması gerekir. Örneğin müşteriye gösterilen form değişmiş ama aydınlatma metni yenilenmemiş olabilir; çeviri bu uyumsuzluğu kendiliğinden gidermez.

İkinci adımda terim tutarlılığını gözden geçirin. Veri sorumlusu için seçilen İngilizce karşılık metnin farklı bölümlerinde başka bir rolle karışıyor mu? “Explicit consent” ifadesi yalnızca gerçekten açık rızadan söz edilen yerde mi kullanılıyor? “Privacy notice” başlığı belgenin içeriğini doğru anlatıyor mu? Bu sorular için ekipçe kullanılacak kısa bir terim listesi hazırlayın. Türkçe ve İngilizce karşılıkların yanına hangi metinde ve hangi bağlamda tercih edildiğini eklemek, sonraki düzenlemeleri kolaylaştırır. Sık yapılan hata, bir terimi sözlükten bulup bütün belgelerde aynı açıklama olmadan kullanmaktır.

Üçüncü adım, iki dildeki metni bölüm bölüm karşılaştırmaktır. Yalnızca kelime kelime kontrol etmek yerine amaç, taraf, veri, açıklama ve süreç bilgisinin iki metinde aynı olup olmadığına bakın. Örneğin Türkçe metinde bir başvuru kanalından söz ediliyorsa, İngilizce metin de aynı kanalı anlatmalı; gerçekte kullanılmayan başka bir iletişim yöntemi eklememelidir. m.13 veri sorumlusuna başvuruyu, m.14 Kurula şikâyeti düzenler. Bu konulara yer veriliyorsa, İngilizce açıklamanın ilgili süreçleri birbirine karıştırmadığını kontrol edin. Pratik adım olarak bir ekip üyesine iki metni yan yana verin ve müşteri açısından beklenen davranışın aynı olup olmadığını sorun.

Dördüncü adım, metni göstereceğiniz yeri ve okuyucuyu dikkate almaktır. Yabancı müşteri belgenin hangi hizmetle ilgili olduğunu ilk bakışta anlayabiliyor mu? Şirket adı, iletişim bilgisi, metnin sürümü ve bağlantılı form doğru mu? Çevirinin eski bir sayfaya veya artık kullanılmayan bir sürece gönderme yapmadığından emin olun. Müşteriye gösterilen metin kadar, ekibin kullandığı e-posta şablonları ve formlar da aynı terimleri korumalıdır. KVKK’ya ilişkin belge otomasyonu için ilgili araç ve şablonları kullanabilir, ayrıca KVKK uyum kontrol listesini gözden geçirebilirsiniz. Sitedeki araçlar ücretsizdir; kayıt veya kart bilgisi istemez. Dil kontrolü akıcılığı artırabilir, ancak hukuki değerlendirme yerine geçmez; gerektiğinde avukatınıza veya hukukçunuza danışın.

Türkçe KVKK terimleri ile İngilizce karşılıkları nasıl karşılaştırılır?

Çeviride amaç, Türkçe terimlerin İngilizce sözlükteki ilk karşılığını bulup belgeye yerleştirmek değildir. Amaç; Türkçe belgenin işlevini, kapsamını ve okurdan beklediği davranışı İngilizce okuyucuya doğru aktarmaktır. Bu nedenle karşılaştırmayı amaç, kapsam, süreç ve sonuç bakımından yapmak yararlıdır. Terim seçimi bu dört başlıkla birlikte ele alındığında, yalnızca kelime düzeyinde doğru görünen ama işletme uygulamasıyla uyuşmayan ifadeler daha kolay fark edilir. Bir belgeyi gözden geçiren kişi, metnin hangi hizmette ve hangi aşamada kullanıldığını bilmelidir.

Karşılaştırma yönü Türkçe metinde kontrol İngilizce metinde kontrol
Amaç Belgenin neden hazırlandığı İngilizce başlık ve açıklama aynı amacı gösteriyor mu
Kapsam Hangi faaliyet ve verilerin anlatıldığı Çeviri kapsamı genişletiyor veya daraltıyor mu
Süreç Bilginin nasıl verildiği veya tercihin nasıl alındığı Okurun yapacağı işlem aynı biçimde anlatılıyor mu
Sonuç Metnin neyi açıkladığı veya hangi tercihi istediği Okur belgeyi onay, bilgilendirme veya sözleşme sanabilir mi

Örneğin Türkçe bir aydınlatma metni müşteriye veri işleme hakkında bilgi veriyorsa, İngilizce sürümün de aynı işlevi koruması gerekir. Çeviri sırasında metin bir rıza formuna dönüşmemeli; bilgilendirme başlığı altında gerçekte istenen bir onay gizlenmemelidir. Benzer şekilde açık rızaya ilişkin bir açıklama, yalnızca daha akıcı görünsün diye genel bir gizlilik politikasının içine taşınmamalıdır. Sık yapılan hata, başlığın daha tanıdık görünmesi için değiştirilmesi ve belgenin işlevinin değiştiğinin fark edilmemesidir.

Karşılaştırma yaparken bir kişi Türkçe sürümü, başka bir kişi İngilizce sürümü kontrol ediyorsa, ikisi de aynı iş akışını bilmelidir. Çeviriyi yapan kişiye işletmenin ne tür hizmet sunduğu, metnin nerede gösterileceği ve müşteriden ne beklendiği anlatılmadığında anlam kaymaları gözden kaçabilir. Özellikle veri sorumlusu rolü, rıza tercihleri ve başvuru bilgileri yalnızca kelime listesine bakılarak doğrulanamaz. Bunların işletmenin gerçek süreçleriyle uyumlu olup olmadığı ayrıca ele alınmalıdır.

Pratik olarak her belge için bir Türkçe kaynak metin, onaylanmış İngilizce sürüm ve terim listesi tutulabilir. Metin değiştiğinde iki dildeki sürümler birlikte güncellenmeli; yapılan değişiklik ilgili ekiplerle paylaşılmalıdır. Örneğin müşteri destek adresi değiştirilmişse, yalnızca internet sitesindeki bir dil sürümünü değil, form ve e-posta eklerini de kontrol edin. Böylece eski bir İngilizce formun yeni Türkçe metinle birlikte kullanılmasının önüne geçilir. Karşılaştırma tablosu, çevirinin kalitesini konuşmak için bir kontrol aracıdır; hukuki uygunluk değerlendirmesi değildir. Uygulama ve hukuki kapsam konusunda karar vermek gerekiyorsa avukatınıza veya hukukçunuza danışın.

Örnek hesap: uygulama seçiminin değerlendirilmesi

Bir işletme, yabancı müşterilerine gönderdiği İngilizce aydınlatma metnini ve müşteri formunu gözden geçirmek istiyor. Ekip, metinleri kendi başına çevirmek, mevcut bir şablonu uyarlamak veya belge otomasyonu aracından yararlanmak seçeneklerini karşılaştırıyor; bu örnekte para, ceza veya olasılık hesabı yapılmıyor. Değerlendirme; belgenin amacı, terimlerin tutarlılığı, güncel süreçleri yansıtması ve hukuki kontrol gerektiren noktaların belirlenmesi üzerinden yürütülüyor. Buradaki amaç belirli bir seçenek için kesin sonuç vermek değil, işletmenin kontrol edebileceği işleri görünür kılmaktır.

Örneğin küçük bir danışmanlık işletmesi müşterilerinden internet sitesi üzerinden iletişim talebi alıyor ve hizmet sözleşmesini e-posta eki olarak gönderiyor olsun. İngilizce metin hazırlanırken işletme önce hangi belgelerin bilgilendirme, hangilerinin sözleşme ya da tercih formu olduğunu ayırabilir. Sonra metinlerde kullanılan şirket adı, iletişim kanalı ve veri işleme açıklamalarının güncelliği kontrol edilir. Sık yapılan hata, tek bir İngilizce şablonun tüm müşteri temaslarında kullanılabileceğini düşünmektir. Oysa müşteri formunun işlevi ile sözleşme ekinin işlevi farklı olabilir.

Pratik adım olarak ekip, her belge için kaynak metni, hedef okuyucuyu, kullanılan terimleri ve kontrol edecek kişiyi belirleyebilir. Çeviri sonrasında başka bir ekip üyesi metni müşteri gözüyle okuyarak, hangi işlemi yapmasının beklendiğini açıkça anlayıp anlamadığını kontrol eder. Terim listesinde “data controller” veya “privacy notice” gibi tercihlerin hangi bağlamda kullanıldığı belirtilir. Hukuki dayanak, tarafların rolü veya metnin gerekli içeriği konusunda belirsizlik varsa, bu konu yalnızca dil kontrolüne bırakılmaz. Çeviri metninin akıcı olması, işletmenin uygulamasının hukuka uygun olduğunu göstermez.

Senaryo: Yabancı müşteriye gönderilen bir sözleşmede veri sorumlusu ve veri işleyen terimleri tutarlı çevrilir.

Uygulanabilir kalemler ve kanundaki bantlar:

Kalemlerin alt sınırları toplandığında 0 TL, üst sınırları toplandığında 0 TL eder. Bu bir tahmin değil, Kanun'daki bandın toplamıdır: Kurul her kalemi ayrı değerlendirir, kusurun ağırlığına ve veri sorumlusunun ekonomik durumuna göre band içinde takdir kullanır. Kendi durumunuz için ceza riski hesaplayıcısı hangi kalemin size uygulanabileceğini gösterir.

Kanundaki bantlar

Ceza kalemi Dayanak 2026 alt sınır 2026 üst sınır

Tutarlar 6698 sayılı Kanun m. 18'deki kabahat kalemlerinin 2026 yılı için yeniden değerleme oranıyla (%25,49; 585 Sıra No'lu VUK Genel Tebliği, Resmî Gazete 27.11.2025, sayı 33090) güncellenmiş hâlidir. Kaynak: /blog/kvkk-cezalari-ne-kadar/.

Bu örnek belirli bir işletme için uygun yöntemi kesinleştirmez. Otomatik araç veya şablon, belge hazırlama sürecini düzenlemeye yardımcı olabilir; doğru rolü, işleme şartını ve işletmenin yükümlülüklerini tek başına tespit ettiği varsayılmamalıdır. Terimlerin doğru çevrilmesi de metnin bütün olarak uygun olduğunu kanıtlamaz. İngilizce sürümü yayımlamadan önce Türkçe kaynak metinle karşılaştırın, ilgili birimlerden süreç bilgisi alın ve gerektiğinde avukatınıza veya hukukçunuza danışın. Ücretsiz KVKK ceza riski hesaplayıcısı farklı bir kontrol ihtiyacında kullanılabilir; bu yazıdaki çeviri değerlendirmesinin yerine geçmez.

Kurul kararlarında KVKK İngilizcesi nasıl ele alınır?

Bu konu için anılabilecek bir Kurul kararı verilmediğinden, burada herhangi bir karar numarası veya karara dayalı sonuç aktarılmamaktadır. Bu nedenle Kurulun belirli bir İngilizce terimi onayladığı, belirli bir çeviri biçimini zorunlu tuttuğu veya belli bir belge başlığını benimsediği ileri sürülmemelidir.

Bu durum, çeviri sürecinde karar araştırmasının gereksiz olduğu anlamına gelmez. İşletme, karşısına çıkan bir kararı incelerken önce kararın hangi konuya ilişkin olduğunu, olayın işletmenin kendi faaliyetiyle benzerlik taşıyıp taşımadığını ve karardan hangi sınırlı sonucun çıkarılabileceğini değerlendirmelidir. Sık yapılan hata, bir karar başlığı veya kısa özeti görülür görülmez sonucu bütün işletmelere uygulanabilir saymaktır. Çeviri meselesiyle ilgili olmayan bir karar da yalnızca kişisel verilerden söz ettiği için bu yazının konusuna doğrudan dayanak oluşturmaz.

Örneğin bir işletme, yabancı müşterisine gönderdiği metinde belirli bir terimin kullanılıp kullanılamayacağını araştırıyor olabilir. Karar indeksinde benzer bir konuya rastlarsa, kararın olayını ve kapsamını anlamadan yalnızca başlıktaki birkaç kelimeye bakarak metnini değiştirmemelidir. Pratik adım olarak karar araştırmasının tarihini, incelenen konuyu ve işletmenin hangi sorusuna yanıt aradığını not edin; karar içeriği ile mevcut metni ayrı ayrı değerlendirin. Hukuki sonuca ihtiyaç varsa avukatınıza veya hukukçunuza danışın.

Kurul kararlarına ilişkin genel araştırma için Kurul kararları indeksini kullanabilirsiniz. İndekste ilgili bir karar bulunması, o kararın her işletmenin faaliyetine veya her İngilizce belgeye doğrudan uygulanacağı anlamına gelmez. Kararın konusu, olayın özellikleri ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir. Bir kararı yabancı müşteriye açıklamak gerekiyorsa, kararın Türkçe içeriğini doğru aktaran ve okuyucuya ülke bağlamını anlatan bir çeviri hazırlanmalıdır. Karar numarası ve içeriği teyit edilmeden metne eklenmemelidir. İşletme içinde bu kontrolü kimin yapacağı da belli olmalı; çeviriyi yapan kişi karar yorumunu tek başına üstlenmemelidir.

Sık sorulan sorular

KVKK’nın İngilizce kısaltması nedir?

KVKK, Türkçe kanun adının kısaltmasıdır ve İngilizce belgede açıklamasıyla birlikte korunabilir. Başka bir İngilizce kısaltma tercih ediliyorsa bunun resmî kısaltma olduğu izlenimi verilmemeli, ilk kullanımda tanımlanmalıdır. Örneğin sözleşme eki ve internet sitesi aynı kısaltmayı farklı anlamlarda kullanmamalıdır. Belge boyunca seçilen biçimi terim listesine ekleyerek tutarlılığı kontrol edin.

Veri sorumlusu için hangi İngilizce terim kullanılır?

“Data controller” yaygın bir karşılıktır. Terimi kullanmadan önce işletmenin ilgili veri işleme faaliyetindeki rolü belirlenmeli; kelime seçiminin hukuki rol değerlendirmesi yerine geçmediği unutulmamalıdır. Aynı işletmenin farklı faaliyetlerdeki rolü aynı olmayabilir. Sözleşmede terimi kullanmadan önce tarafların görevlerini Türkçe kaynak metinle karşılaştırın.

Aydınlatma metni “privacy policy” diye çevrilebilir mi?

Bu başlık bazı bağlamlarda kullanılabilir, ancak belgenin işlevini her zaman açıkça anlatmayabilir. Metin bilgilendirme sunuyorsa “privacy notice” gibi bir seçenek değerlendirilebilir; başlık ile içerik birlikte kontrol edilmelidir. Bir bilgilendirme metninin onay formu gibi anlaşılmasına yol açacak ifadelerden kaçının. Başlığı seçmeden önce belgenin nerede ve hangi amaçla gösterileceğini belirleyin.

Açık rıza için hangi karşılık tercih edilir?

“Explicit consent” yaygın kullanılan karşılıklardan biridir. İngilizce metin, rızanın hangi faaliyetle ilgili olduğunu ve müşteriden hangi tercihin istendiğini açıkça anlatmalıdır. Türkçe metindeki ayrı tercihleri İngilizce sürümde tek bir ifadede birleştirmek anlam farkı yaratabilir. Formdaki açıklamayı ve seçim alanlarını iki dilde birlikte kontrol edin.

İngilizce belge hukuki uygunluğu tek başına kanıtlar mı?

Hayır. İyi bir çeviri, kaynak metnin doğru ve güncel olduğu ya da işletmenin yükümlülüklerini yerine getirdiği anlamına gelmez. Çeviri, işletmenin rolünü veya işleme şartını kendiliğinden belirlemez. Hukuki değerlendirme için avukatınıza veya hukukçunuza danışın.

Kaynaklar

Yeni belge ve kurul kararı duyuruları

Yeni belge şablonu eklediğimizde veya önemli bir Kurul kararı çıktığında haber veriyoruz. Başka hiçbir amaçla kullanmıyoruz, kimseyle paylaşmıyoruz.

E-posta adresiniz yalnızca bu duyurular için işlenir; üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Gizlilik metni

İlgili rehberler